Nedir.Org *
Sponsorlu Bağlantılar
Azizbekirkarci

Yazar Olmak İstiyorum Nedir

Yazar olmak istiyorum lakin; 
İnsana insan demiyen bu devirde yazarlık topluma ağır (?) gelir.
İnsana insan demedikten sonra, 
Her yürlü ırka, mezhebe, ve daha nicesine saygı duymayan bir toplum ne anlar ki yazarlıktan yazıdan ? 
Ben yine de yazar olmak istiyorum...


Yazar Olmak İstiyorum Resimleri

Yazar Olmak İstiyorum Sunumları

Yazar Olmak İstiyorum Soru & Cevap

Bu yazı hakkında ilk soru soran sen ol..

Yazar Olmak İstiyorum Ek Bilgileri

  • 1
    11 ay önce

    bunun için sözel derslerinin iyi  olması gerek ve tabiki puanının ama bol şans

  • 0
    9 ay önce

    yazar olmak için neler yapabiliriz


    Aslında söyleyecek çok bir şey yok. Bu sorunun artık basmakalıp hale gelmiş olan yanıtı, pek çok yazar tarafından çeşitli kitaplarda, söyleşilerde, internet sitelerinde, bloglarda vb. verilmiş durumda. Öyle büyük bir sır da değil. Yazar olmak için tek bir şey (aslında iki şey) yapmak gerekiyor. Bunlardan birincisi yazmak. Yazın! Birinci kural bu. Yazmadan, yalnızca “Ben yazar olacağım” diyerek yazar olamazsınız. O yüzden yazar olma hülyalarına dalmak yerine oturup her gün yazın. İnsanlara, yalnızca ve yalnızca yazıyor oldukları için yazar denilir. Yani sahip oldukları bir özellikten değil ama yaptıkları bir eylemden dolayı. Şunu da ekleyeyim; bazı yerlerde denk geliyorum, kimileri “Bir fikrim var, bir metne başladım. Şu halde bir yayınevine gitsem, anlaşsam. Ona göre kitabımı tamamlasam, nasıl olur?” diye soruyorlar. Bir yayınevinin kapısını çalabilmek için ortaya başı sonu belli bir yapıt koymak zorundasınız. Yineliyorum, yazar olmak için yazmış ve yazıyor olmak gerekir. Hem, yayınevinden gelecek yanıta göre yazmayı sürdürecek veya bırakacaksanız hiç başlamayın derim. Üstelik bu biçimde hiçbir yayınevi de anlaşmaz. Ama bu, ilk kitabınızı nasıl yayımlatacağınıza dair başka bir yazının konusu. Bizse şimdi yazar olmak için ne yapmak gerektiğiyle ilgili konumuza dönelim.

    Yazmakla birlikte yapmanız gereken bir şey daha varsa o da okumak. Okumak, sizin yazmak için besin kaynağınız. Yaratıcı yazarlık atölyelerinden, kurslardan, hatta bu blogdaki tavsiyelerden çok daha öncelikli olan bir şey varsa o da okumaktır. Bu, sizin yazarlık eğitiminizin ve dahası yazarlık sermayenizin temelidir. Yazarlıkta yalnızca doğuştan gelen yetenekle bir yere varamazsınız. Evet, yetenek gereklidir. Ama tek başına hiçbir şey ifade etmeyecektir. Bu yüzden sürekli okumalısınız. Üstelik, yalnızca yazacağınız türde, hatta yalnızca edebiyat kitapları da değil. Okuduğunuz her nitelikli kitap yazarlığınıza yaptığınız bir yatırımdır.


    Bütün bunlar aslında bir açıdan beylik sözler gibi geliyor olabilir. Ama sınırlı bir kitap dağarcığına sahip olup yazmaya heves eden çok kişiyle karşılaşıyorum. İçlerinde hatırı sayılır sayıda metin, öykü, şiir yazmaya başlamış olanlar da var. Ortaya çıkan sonuç pek iç açıcı değil. Tabii ki bu yazar adaylarının hiç okumadığını iddia etmiyorum. Ancak, yalnızca birkaç klasik, birkaç da çoksatar okuyup - kendilerine açıkça itiraf edemeseler de - içten içe bunun yeterli olacağını uman yazar adayı hiç de az değil. İşte bu yüzden bu basmakalıp tavsiyeleri yineliyorum: oturup yazın, oturup okuyun!  

    Bunun dışında bir iki ek tavsiyem daha olacak. İşi biraz daha geliştirmek için bir metni yazar gibi okumasını da öğrenmek gerekiyor. Aslında çoğu yazarlık atölyesinde ve yaratıcı yazarlık kitabında bu yeteneği geliştirmek üzere çeşitli bilgiler bulunmakta. Kurmacanın unsurları, karakter, atmosfer, çatışma, izlek vb. bir metni çözümlemeye yarayan bilgiler... Bunun için şuradaki
    yazıda birtakım kitaplar önermiştim daha önce. Bu tür yaratıcı yazarlık kitaplarının yanı sıra eleştiri ve edebiyat incelemesi kitapları, metni bir yazar gözüyle okuma yeteneğinizi geliştirecektir. Murat Gülsoy’un Büyübozumu: Yaratıcı Yazarlık kitabını daha önce de önermiştim. Kitapta, (linkini verdiğim önceki yazımda söz etmemiş olsam da) bir yazar için defter ve not tutmanın öneminden de bahsediyor. Kitabın diğer bölümleri ve özellikle sonundaki Tanpınar’dan yapılan alıntı da hem okuması keyifli hem de ciddi anlamda yararlı. Aynı yazarın 602. Gece kitabı da bir metni yazar gözüyle okuyup çözümlemenin yollarını gösteriyor. Bunun yanı sıra Sevim Gündüz’ün Öykü ve Roman Yazma Sanatı kitabını da öneririm.

    Yaratıcı yazarlıkla ilgili olarak pek söylenmese de eklemeden geçemeyeceğim. İyi bir yazar olabilmek için okumak ve yazmak dışında yapmanız gereken bir şey daha var. O da yaşamak. Bundan kastım bir savaşı yazmak için savaş muhabirliği yapmanız değil, ama  hayatla içli dışlı olmak, gözlem yapmak, bu arada ufku geniş olmak, diğer sanat dallarıyla ilişkisi olmak kastım. Sözgelimi bir roman veya öykü yazarı olarak sinema sanatını takip etmek, müzikten, tiyatrodan, felsefeden, bilimden aldıklarınızla yeni yaratılar ortaya koyabilmek... Yazabilmek için sermayenizin geniş olması gerekiyor. Bunun için de okumakla birlikte yaşamın ve sanatın diğer dallarının içinden de beslenebilmeniz gerekir. Tabii, roman yazabilmek için “Hayatım roman ağbi!” veya “Ben hayat üniversitesinden mezunum.” diyenlerden olmanız gerektiğini ima ediyor değilim. Önemli olan çok şey yaşamaktan ziyade hayattan (özellikle kültür hayatından) beslenebilmek, yazı sermayesi çıkarabilmektir. Bütün müzik kültürü yalnızca Türkçe pop şarkılarından veya bütün sinema kültürü çok bilindik gişe filmlerinden ibaret olan birisinin, yazdıklarına yansıtacağı da bu sınırdadır.


    Bu arada bir özel tavsiye: özellikle şiir veya öykü yazıyorsanız mutlaka edebiyat dergilerini takip edin. Kendinizden önce yazılmış ve bugün yazılmakta olan metinleri ve yazarları öğrenin. Bir öykü yazarı veya şairin kitabını yayımlatabilmesi için kendisini dergilerde göstermesi gerekir. Bu sayede yazarın yetkinliği sınanır, yazdıkları gelişir ve üstelik adı duyulur. Öykü veya şiir yazıyorsanız, dosyanızı koltuğunuzun altına alıp yayınevlerinin kapısını çalmadan önce kendinize yakın bulduğunuz dergilerde yazdıklarınızı sınayın. Edebiyat dergilerine yazdıklarınızı nasıl gönderebileceğinizden şuradaki yazıya bakabilirsiniz, yararlı olacağına inanıyorum.
    Hepsi bundan ibaret işte. Bir yaratıcı yazarlık atölyesine gitmek bile zorunlu değildir yazar olmak için. Tutup da yazarlık atölyelerinin yararsız olduğunu söylemeyeceğim. Nasıl ki bir resim atölyesi, resim tekniklerini öğrenmek için önemliyse iyi bir yaratıcı yazarlık atölyesi de benzer bir amaca hizmet eder. Resim atölyesi gibi yazı atölyesi de sizi sanatçı yapmaz ama kendinizi geliştirmenize, birtakım teknikleri öğrenmenize, disiplin kazanmanıza yardımcı olur.


    Belki merak ediyorsunuz, zaten bilinen bu şeyleri bir kez daha niçin yazdım? Aslında bunun birinci sebebi, zaten bilinir gibi gözüken bu türden şeylere çoğu yazar adayınca pek kulak asılmadığını görmem. Sonuç olarak Google’da “Ben yazar olmak istiyorum.” veya “Nasıl yazar olunur?” diye aratan ama gerçekten okumayan ve dahası yazmayan yazar adayları dolu. Amacım biraz da Google’da bu aramaları yapanların belki sorularına yanıt olabilmekti. Zaten bu yüzden böylesi bir yazı başlığı seçtim. Bakalım, belki bir işe yarar. Belki sizden gelecek başka ilginç soruların yolunu açar bu yazı.


Sende Bilgi Ekle

Bu yazının geliştirilmesine yardımcı ol.

Yazı İşlemleri
Sen de Ekle

Sende, bu sayfaya

içerik ekleyerek

katkıda bulunabilirsin.

(Resim, sunum, video, soru, yorum ekle..)

Bir şey Unutmadın mı ?

Bizi sonra tekrar bulmak için sitemizi aşağıdan beğenmelisin